Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 41
ZayıfEn iyi 

Öncelikle geç yorumum için hepinizden özür diliyorum. Aslında bu yazı geçen hafta çarÅŸamba günü okumanıza sunulacaktı ama sitede meydana gelen bir sapıtma sonucu yazıyı gönderemedim; daha da kötüsü 6-7 saat uÄŸraÅŸtığım yazının kodları, resimleri, her ÅŸeyi yalan oldu. Hayatım da pek iyi gitmediÄŸi için bu aralar, saldım ben de. Bunun için tekrar özür dilerim sizden.

alt

Bu kadar duygusallık yeter diyerekten bir çok dev grubun gelmesini saÄŸlayan Sonisphere Festivali’nin İstanbul ayağı 3 gününde de ayrı ayrı çok güzel anlara sahne oldu. Her ne kadar ilk iki gün tamamen izlememiÅŸ olsam da izlenimlerimi yazayım bakalım.

25 Haziran 2010 Cuma:

Pentagram’a yetiÅŸememek üzdü beni ama stadtan aldığım yorumlara göre tıpkı 2008 konseri gibi kötü bir performans sergilemiÅŸ Pentagram. Son 10 yıldır bizlere tattırdıkları üretimsizlikleri gözümden oldukça düÅŸen bu güzide Türk grubumuzun vokalisti Murat İlkan’ın son konseriydi, saÄŸlık sorunları yüzünden Pentagram’ı bıraktığını festivalden yaklaşık bi ay önce açıklamıştı zaten, kendi akustik projesine yöneleneceÄŸini belirtmiÅŸti. SaÄŸlık sorunları nedeniyle kendisine Pastel Zarlar adına geçmiÅŸ olsun dileklerimizi iletiyor, akustik projesinde de baÅŸarılarının devamını diliyoruz. Pentagram’a da yeni vokaliyle(her ne kadar ben orda 1987 DVD’sini izledikten sonra Ogün Sanlısoy’u görmek istesem de) baÅŸarılı ve ÜRETKEN bir kariyer diliyoruz.

Alice In Chains’i 15. dakikadan itibaren izledim. Stada girerken bile dolgun dolgun, gayet güzel bir ses sisteminin olduÄŸunu anlamıştım zaten, o devasa sahneyi İnönü Stadı’nın giriÅŸinden gördüÄŸümde de o sahneye anca bu ses sisteminin yakışacağını anladım. Alice In Chains’i o kadar sevmeme raÄŸmen bir klasik olan Would yorumunu da canlı kanlı görmek mutlu etmedi deÄŸil tabi beni. Gözlerim James Hetfield’ı aramadı da deÄŸil... Seyirciyle öyle çok iletiÅŸim kurmadan sahneden indiler ve günün ağır topu, Türkiye’ye ilk kez gelen Rammstein’ı beklemeye koyulduk bizler de.

Alice In Chains'in Would performansı için(kendi çekimim) buyrun:

Rammstein söz verildiÄŸi gibi tam 9’da sahne aldı. Ben konserin 2 saat süreceÄŸini zannediyordum, zira festivalin sitesindeki programda 21:00-23:00 yazıyordu sahne süresi aralığına ama 1,5 saat sahnede kaldırlar. Ama ne 1,5 saatti o. Festivalden önce festivalin organizatörü Siyabend Süvari Twitter sayfasından “10 yıldır konser yapıyorum. 20 yıldır konser izlerim ben hayatımda Rammstein'ın setup'ı gibisini görmedim. Bu adamlar çıldırmış.” yorumunu yaptı, ben de bunu İstanbul’a doÄŸru giderken okumuÅŸtum, beklentilerimi karşılayacak bir konser olacağına iyice emin oldum o zaman. Zira YouTube’da birkaç konser performanslarını izlememe raÄŸmen aynı sahne düzenini ve ÅŸovunu buraya getireceklerinden emin deÄŸildim. 3. Dünya Ülkesi’yiz ya; ondan…

alt

Konserin daha ilk dakikasından itibaren harika bir sahne ÅŸovu izledik. Patlayan pyrolardan sahne dumandan görünmez oluyordu, bu dumanları da sahnenin tepesindeki 4 adet devasa fanla bir dakika dolmadan silip süpürüyorlardı, aÄŸzım açık kaldı resmen. O fanlardan bir tanesini bizim ÅŸu koca apartmana koysan, dairelerde klimaya ihtiyaç kalmaz, öyle diyim ben size.

alt

Rammstein setlisti ÅŸöyleydi efenim:

Rammlied

Bückstabü

Waidmanns Heil

Keine Lust

Du Riechst So Gut

Feuer Frei!

Wiener Blut

Frühling In Paris

Ich Tu Dir Weh

Benzin

Links 2 3 4

Du Hast

Pussy

---

Sonne

Haifisch

Ich Will

Crowd Surfing var ya. Hani millet yataraktan milletin omuzlarından, ellerinden süreklenirler konser sırasında. Heh o. İşte bu ruh hastaları onu deniz botuyla yaptı konserin son ÅŸarkısı Ich Will’de. Klavyecileri Christian Flake Lorenz(ÅŸu Rammstein’ın müziÄŸi için “Müzikleri çok sıkıcı. Ben onların müziklerine her ÅŸarkıda tecavüz etmekten çok mutlu oluyorum” diyen ruh hastası) bindi deniz yatağına, sahne önünde duranların üstünde kürek çekte resmen. Canlı(herhangi bir konserde veya DVD’de) olarak gördüÄŸüm en yaratıcı ÅŸovdu bu. Benzin’de sahnedeki alevler artık doruk noktasına ulaÅŸtı ve adam da yakarak bu konuda da son noktayı koydular. Du Hast’ta insanlar çıldırdı, fazla pyro kullanmadılar o ÅŸarkıda iyi ki de biz de biraz tadını çıkarabildik Ramm’ın bu en bilinen ÅŸarkısının. Keine Lust sanırım Du Hast’tan sonra insanların en fazla çıldırdıkları ÅŸarkıydı.

Gitar tonlarına çok saygı duyduÄŸum ve elde etmek istediÄŸim birkaç gruptan biri yıllardır Rammstein. Konserde biraz arka planda kaldıysa da gitarlar, genel olarak ses sistemleri de dolgun dolgun, köpek gibiydi; özellikle davullar enfesti. Konserin kötü yanı ise kısa sürmesiydi. 1,5 saat kesmiyor Rammstein için, bunu anlamış olduk. Belki de grupça belirledikleri bir süredir tabi bu, bilemem onu. Pussy yerine Engel çalınmalıydı bence, ses getiren porno klibinin dışında çok daha iyi ÅŸarkıları var. Mein Hertz Brent de eminim listedeki ÅŸarkıya göre çok daha fazla alkış alırdı. ÇoÄŸu ÅŸarkıda ÅŸarkıyı dinlemek yerine ÅŸovu izledik, “Hadi pyro patlatın” modundaydık. Ama adamları tebrik etmek lazım, Almanca gibi kaba saba bir dille dünya devi oldular. Kazandıkları hayvan gibi paraları da sahnelerine, müziklerine ve ÅŸovlarına harcayan, baba gruplar listeme girdi Rammstein.

alt

İstanbul’a giderken “Rammstein yıkıcak festivali, kimsenin haberi yok.” Diyordum etrafımdakilere. Tapındığım Metallica’ya bile bu konuda bir ÅŸans veremiyordum çünkü Ramm’lar en damardan, inanılmaz bir görsellikten girmiÅŸti artık damarımıza, o ÅŸovu da gördükten sonra dedim “Lan Metallica siksen geçemez bu manyakları”… dedim ama…(Pazar günü yorumumu bekleyin).

Bu arada belirtmek isterim ki bizzat kendi çekimim Rammstein konseri elimdedir. İsteyenler buradan benimle iletiÅŸime geçip, Ankara dışından da olsa kargo ücreti hariç ücretsiz bir ÅŸekilde bu mükemmel konseri elde edebilirler. Buradan ulaÅŸabilirsiniz.

26 Haziran 2010 Cumartesi

Cumartesi benim için tefarruat günüydü. Manowar’dan zerre hazetmem, Accept’i bir türlü sevemedim. Benim için o günün en önemli grubu Volbeat’ti. “laylalayla lay lay”(açıklamaya gel) ÅŸeklindeki eÄŸlenceli vokalleriyle, o vokallerin gerisinde de taÅŸ gibi bir müzikle dikkatimi çekmiÅŸ bir gruptu Volbeat ve sahneye hakimiyetleri de hiç beklemediÄŸim kadar özgüven dolu, rahat ve dolu dolu, kıpır kıpırdı. Özgüvenin tabi allahını yapacaklar aslında, zira bir ton konserde Metallica’nın alt grubu oldular ve hakkını da verdikleri de birçok yazıldı, çizildi bu onurun. Konser boyunca hareketli elemanlar, seyircinin katılımının yerlerini, zamanlarını çok iyi ayarlayan bir frontman ve gayet saÄŸlam besteler. Çok iyilerdi.

Daha sonra hiçbir ÅŸekilde neden Volbeat’in üstünde çıktığını anlayamadığım, anlayamayacağım ve büyük bir haksızlık olduÄŸunu düÅŸündüÄŸüm bir ÅŸekilde Hayko Cepkin sahne aldı ve 15 dakika sabredebildim. Üzgünüm ama anlamsız brutal vokallere karşıyım ve gerçekten çok sıkıcıydı. Ses sistemi tipik bir Türk grubunki gibiydi. Karman çorman, neyin nerde olduÄŸu belli olmayan. Brutal yapmadığı yerlerde bile ne dediÄŸi anlaşılmıyordu Hayko’nun. Ama festival sonrasında anladım ki bu durum sadece Türklere özel deÄŸilmiÅŸ(Pazar günkü yorumumu bekleyin nambır tu). 15 dakika sonra düÅŸünüp taşınıp Manowar ve Accept’in bana katacağı bir ÅŸey olmadığına karar verdikten sonra stadtan çıktım ve büyük dörtlünün bizleri yoracağı büyük gün için güç depolamaya baÅŸladım İstanbul’da dolanırken.

3. gün ve daha sonra Ankara’ya döndüÄŸümde Manowar vokalisti Joey Demaio’nun 3 dakika boyunca Türkçe konuÅŸtuÄŸunu, Accept’in de 80’lerden kopma heavy metal riffleriyle seyircileri doyurduÄŸunu öÄŸrendim. İyi dedim, geçtim.

Joey Demaio'nun Türkçe konuÅŸtuÄŸu video için buyrun:

Pazar günü büyük gündü. Gren ve Foma’nın ardından sırayla Bay Area’nın devleri bizi coÅŸturacaktı.

Gren’in vasat vokal performansı ve frontman’liÄŸi baydı ama basları baÅŸarılıydı.

Foma’nın vokalini çok takdir ettim, çok iyi bir sesi var Evren Uysal’ın.

Foma’dan sonra çıkan Anthrax 3 günün en sıcak ve seyirciyle pozitif iletiÅŸime geçmek için yırtınan grubu olarak ön plana çıktı. Vokalist Joey Belladona mütemadiyen bir gaz arttırma, destek alma çabasındaydı ve baÅŸardı da. 40-50 bin kiÅŸiyi çok güzel hazırladı büyük geceye. Ritm gitarist Scott Ian zıpır zıpır zıpladı, coÅŸtu, coÅŸturdu. Büyük bir alkış deryasıyla bahar aylarında kaybettiÄŸimiz Ronnie James Dio’yu da yâd ederek sahneden ayrıldılar ve yerini Megadeth bekleyiÅŸi aldı.

alt

Festivalin en uzun bekleyiÅŸiydi(45 dakikaya yaklaÅŸtı) ve zaten sahneye çıktıklarında da bir sorun olduÄŸu ve bunu bir türlü çözememiÅŸ oldukları anlaşıldı. Dave Mustaine’in gitarı iÄŸrenç bir fuzz efekti benzeri bir sesle sadece tiz sesler üretiyor, vokaller yer yer kesiliyor, sahnenin sağındaki kolonlardan soldaki kolonlara doÄŸru ses devamlı dalgalanıyordu. Sanki rüzgar sesi taşıyormuÅŸ gibi. Åžarkılar anlaşılmıyor, vokaller neredeyse hiç duyulmuyordu. Grubun performansına alışık olanlar aslında anlamıştır performansın çok iyi olduÄŸunu ama ses sistemi bütün o güzelliÄŸin içine etti ve güzelim gruptan, setlistten doÄŸru düzgün tat alamadık 45 dakika boyunca.

Megadeth setlisti ÅŸöyleydi efendim:

Holy Wars... the Punishment Due

Hangar 18

Wake Up Dead

Headcrusher

In My Darkest Hour

Skin o’ My Teeth

A Tout Le Monde

Tornado Of Souls

Sweating Bullets

Symphony Of Destruction

Peace Sells… But Who’s Buying?

the Punishment Due son bölümü (tekrar)

alt

Setlist çok doyurucuydu bence. Rust In Peace’i tamamen çalmaları çok daha hayvanî olurdu ama düÅŸününce o ses sisteminde de bi ton ÅŸarkıya yalan olacağı kanısındaydım. Seyirci o sese raÄŸmen müthiÅŸ bir saygı gösterdi Dave’e, o yüzden Dave aÄŸzını açamaz bile. Megadeth, Slayer altında bile çıkmayı hak etmiyorken böyle bir ses sisteminde bizim karşımıza çıkarak kendisine duyduÄŸumuz ve 50 bin kiÅŸinin ellerini havaya sonuna kadar kaldırmamızı, ÅŸarkıyı duyamasak da avaz avaz eÅŸlik etmemizi saÄŸlayan o müthiÅŸ Dave Mustaine saygısını kaybetmemizi hiç hak etmiyor. BaÅŸka bir grup olsun, 15. dakikada yuhlanır, sidikli ayakkabı yaÄŸmuruna tutulurdu o sahnede. Konserin ortasında ÅŸarap içmiÅŸ, hafiften piÅŸkin bir tonlamayla “Kötü ses için üzgünüz” diyen Mustaine adam gibi adamlarla çalışmalı artık, yoksa güzelim grup batışa doÄŸru gidiyor hızla. Dave bile kurtaramayabilir artık bu gidiÅŸi.

Megadeth’ten sonra kulaklar çınlayarak Slayer’ı bekledik ve neredeyse yarım saatten daha kısa bir sürede soundcheck’i tamamladılar. Zerre haz etmesem de kütür kütür çaldılar, sesleri çok açıktı, resmen kafasına tokat gibi iniyordu insanın ve son 20 dakika kulaklarımı tıkamak zorunda kaldım zira Megadeth’ten sonra bir de o ağır ses sistemini çekecek bir gücüm yoktu, artık yaÅŸlandım sanırım.

alt

Slayer setlisti ise ÅŸu ÅŸekildeydi:

World Painted Blood

Jihad

War Ensemble

Hate Worldwide

Seasons In The Abyss

Angel Of Death

Beauty Through Order

Disciple

Mandatory Suicide

Chemical Warfare

South Of Heaven

Rraining Blood

alt

Tom Araya tüm konser boyunca gülümsedi durdu. Konser sırasında eÅŸi de yan tarafta izlemiÅŸ grubu, arada Tom da öpücük almış, ÅŸebeklik yapmış durmuÅŸ. Sahneye uzak olduÄŸumuz için göremedik tabi bu kadar ayrıntıyı. Gitarist ve sakal uzatma ve baÄŸlama uzmanımız Kerry King liseli bir ergen gibi gitarın anasını aÄŸlatarak çaldı 45 dakika boyunca, acıyorum o Flying V’lere. Tom Araya boynundan ve sırtından geçirdiÄŸi ameliyat sebebiyle kafa sallamadı ama en azından az da olsa hareket etti, mikrofon falan deÄŸiÅŸtirdi. Dave Lombardo’nun yüzü hiç görünmedi ama köpek gibi çaldı, davulunun ustası olduÄŸunu gösterdi herkese. Yine de seyirci Reign In Blood harici –ki onda da yine sınırlıydı- coÅŸmadı, coÅŸamadı. ÇoÄŸu kiÅŸi o seslerin aslında kuru gürültü olduÄŸunun farkındaydı aslında EkÅŸi Sözlük’te okuduÄŸum bir yorumu bana haklı çıkarırcasına.

Slayer da sahneden indi ve dev konser geldi çattı. 2008 konseri gibi 2 katlı, merdivenli sahne düzeni ve sahne arkası dev ekranıyla sahnede son düzenlemelerin çoÄŸunluÄŸu dev bir siyah perde arkasında yapıldı, perde indikten sonra da ufak çaplı krizler koÅŸuÅŸturmalarla hallediliyordu sanırım. Konser ekranlardan yayınlanan The Bad, The Good and the Ugly görüntüleri eÅŸliÄŸinde The Ecstacy Of the Gold’un notalarıyla baÅŸladı ve Creeping Death’in dağıtıcı giriÅŸiyle Metallica yangını yanmaya baÅŸladı.

alt

Ağzını yerim senin

Metallica’nın setlisti:

Creeping Death

For Whom The Bell Tolls

Fuel

The Four Horsemen

Fade To Black

That Was Just Your Life

The End Of The Line

Sad But True

Welcome Home (Sanitarium)

All Nightmare Long

One

Master Of Puppets

Blackened

Nothing Else Matters

Enter Sandman

- - - - - - - -

Breadfan

Trapped Under Ice

Seek and Destroy

alt

Kirk: Oh devam et James!

James: Ediyorum ya la, daha napayım mk?

Rob: Abi ihtiyaç varsa geleyim... Dönerim falan!?

Ses sistemi, bana vokaller biraz kısık olmasına raÄŸmen gayet güzeldi. Gitar ve davullar müthiÅŸ toktu ve Creeping’in o ilk tatatata taaa’sından sonra “Anam bu ne lan?” ÅŸeklinde gözlerimin açıldığını hatırlayabiliyorum. 2008’den çok daha enerjik, sıcak ve iyilerdi 4’ü de ve gitgide de ısınmaya devam ediyorlardı. 2000’e yakın konser vermiÅŸ ve neredeyse 30 yıldır beraber çalan, James Hetfield’ın tabiriyle “Yol köpeÄŸi” bir gruptan bahsediyoruz. Son 2 yılda 2. kez, toplamda 4. kez gelmelerine raÄŸmen bizlerin, o stadtaki 50 bine yakın kiÅŸinin o çıldırmış havasının da buna katkı saÄŸladığına eminim. Herkes çıldırdı! 2-3 kere etrafa bakıp “Hey yavrum hey. Metallica sevmeyenlerime bak hele” yorumunu tekrarladım durdum. Konser boyunca Death Magnetic ÅŸarkıları ve the Four Horsemen hariç katılım mükemmeldi. Eller inmedi, sesler hiç kesilmedi. Nothing Else Matters sonrası James’in penaları aÄŸzının içine atıp vampir diÅŸleri yapıp ürkünç(!) pozlar vermesi, mükemmel Big 4 penalarını kameralar aracılığıyla bizlere göstermesi, Kirk’ün konser sonunda avuç avuç(Cidden avuç avuçtu. Sol elinin içi pena taşıyordu ve o penalardan birkaç avuç dağıttı) dağıttığı penalar, James’in bilekliÄŸini ve soyunup sıfır yaka t-shirt’ünü seyirciye benim küfürlerim eÅŸliÄŸinde atması, soyunduÄŸunda bütün stadın aslında içlerindeki James’e verme isteÄŸiyle(gönlünü tabi!) “Vuheeaaaaaa!!!” ÅŸeklinde takdirlerini sunması, One’dan önceki müthiÅŸ alev ve havai fiÅŸek ÅŸovu, tapındığım ama Metallica’nın geri planda kalmış en baba ÅŸarkılarından Trapped Under Ice’ı çalmaları, Breadfan’de kamera açılarının elemanlardan Metallica’yı oluÅŸturan ÅŸeylere, Wah-Wah pedalına, setliste, penalara dönmesi, James’in çaldığı bütün soloları albümdeki hâlleriyle çalması, hiç beklemediÄŸim hâlde All Nightmare Long’u canlı canlı izleyip, dinlemem aklıma gelen en mutlu anlarımdı. Ama konserin sonunda o 4 elemanın yüzündeki, gözlerindeki ifadeyi görünce anladım ki hâlâ çıldıran, sapıtan bir seyirci onları da ÅŸaşırtıyor, Kirk neredeyse “Lan manyadınız lan… Ehehehe” ÅŸeklinde tatlı bir ifadeyle bakıyordu, James’in bakışları ciddileÅŸip içtenleÅŸmiÅŸti; baba bir seyirci gördüÄŸünde terinin son damlasına kadar o sahnede hissedip o insanları doyurabilmek için son 7-8 yıldır kendini alıştırdığı gibi, Lars yalanıp durdu… Eminim ki onların kalplerinde de Türk Seyircisi çok büyük ve coÅŸkulu bir yerde.

alt

Manyağız bir kardiş!

İstanbul konserinden pro-shot Blackened kaydı için MetOnTour'a saygılarımızla tıklayabilirsiniz...

Konserden sonra Ankara’ya döndüÄŸümde birkaç yorum okuyayım dedim bir forumda ve okuduklarıma inanamadım(adını vermeyeyim ÅŸimdi). Millet sesin kısıklığıyla, dev ekranı diÄŸer 3 gruba kullandırmaması yüzünden Metallica’yı suçluyordu. Ve bunu yapanlar gruplar, ses sistemleri, metal ve Rock ‘n Roll hakkında en bilgiliyim diye geçinenlerdi. Hiçbir grubun, yanında getirdiÄŸi ekipmanı diÄŸer gruplarla paylaÅŸmak zorunda olmadığını, isterse ışıkları bile kullandırmayı engelleyebileceÄŸinden bî haber gibi davranıyorlardı Metallica’ya bok atmaya gelince olay. Bu gibi ÅŸeyler turneye çıkmadan önce gruplarca aylar öncesinden belirlenir ve uygulanır. Metallica istese sahnedeki ışıkları da hiçbir gruba kullandırmayabilirdi ama bu konserler arasındaki hazırlık sürecini çok uzatacağından bunu istememiÅŸtir ve büyük olasılık o ekipmanlar paylaşıldı. Rammstein da o bahsettiÄŸim devasa fanlarını Megadeth’e, Volbeat’e verseydi o zaman. Seni gidi bencil Ramm seni(!) Ses kısık falan deÄŸildi, Slayer’da kulağımı tıkadım 20 dakika diyorum; daha ne diyeyim?

alt

Üzgünüm ama, kimse zırıl zırıl aÄŸlamasın. METALLICA EN BÜYÜK! Ve bunu bir kez daha, gümbür gümbür kanıtladılar. James’in konser sırasında diÄŸer 3 büyüÄŸe ithaf ettiÄŸi ÅŸarkı gibi; SAD BUT TRUE!

alt

James Hetfield ve ay!(amatör kamerayla anca bu kadar :) )

Biraz da organizasyondan söz edelim. Suyun 50 kuruÅŸ olması inanılmazdı. Bunun için organizatörleri tebrik ediyorum ama sanırım su Slayer konseri sıralarında tükenmiÅŸ ve insanlar biraz sıkıntı çekmiÅŸ. Ben en son suyu Slayer öncesinde içmiÅŸtim, o yüzden olaydan haberim yok ama suyun tükenmesi çok fena bir ÅŸey.

Yiyecek olarak bir kere soÄŸuk sandviç yedim ama o yediÄŸim ÅŸey sandviç soÄŸuk olmaktan öte, bayatlamaya yüz tutmuÅŸ, köfte yapılmaya terk edilerek buzdolabına tıkılan ekmekten yapılmış bir ÅŸeydi. YemeÄŸe notum düÅŸük o yüzden. Bira fiyatı normaldi, bu gibi konserlerde barlara nazaran azcık sokacaklar, n'apalım...

GiriÅŸ çıkışta pek sorun yoktu ama yine her konserde olduÄŸu gibi güvenlik görevlileri müthiÅŸ artisti. Sanırım bizi biraz daha ezmek için, özellikle yaptıkları bir ÅŸey bu. Sesimiz çıkmasın diye.

Tuvaletler çok yeterliydi bana göre. İlk günün sonunda bir taÅŸma problemi yaÅŸandığı için kullanamadım sadece, onun dışında ne çok sıra bekledim, ne "Of ne sıçmışsın be arkadaÅŸ!" diyerek, gözlerimi kapayarak iÅŸedim tuvaletlere.

Yani kısacası lojistik anlamında, yemekler düzeltilir, içecek fiyatları aynı tutulup, daha da yeterli miktarda sunulursa, yemekler daha taze bir ÅŸekilde bizlere servis edilirse çok daha tatmin olmuÅŸ bir kitleye sahip olur festival organizatörleri.

Sözlerimi, her ne kadar Siyabend Süvari Metallica konseri öncesi açıklayacağını söyleyip de açıklamadıysa da seneye Sonisphere 2011 bizlerle olacak ve Bon Jovi'nin sahne alacağı kesinleÅŸti Siyabend Süvari'nin DVK'da yaptığı açıklamaya göre. 75.000 kiÅŸinin katılımın beklendiÄŸi, konaklamalı bir festivalin düÅŸünüldüÄŸünü de ekleyelim. Nerede yapılacağı tabii ki belli deÄŸil ÅŸimdilik.

NOT: Yazıda kullanılan festival afiÅŸi ve son fotoÄŸraf hariç tüm fotoÄŸraflar Erdal Mahir CÜRAN'a aittir. FotoÄŸraflarının kullanımına izin verdiÄŸi için kendisine tekrar teÅŸekkür ederim ;)

Comments  

Posted on: 2010-08-18 18:43 Posted by: 0
''Yine de seyirci Reign In Blood harici –ki onda da yine sınırlıydı- coşmadı, coşamadı. Çoğu kişi o seslerin aslında kuru gürültü olduğunun farkındaydı aslında Ekşi Sözlük’te okuduğum bir yorumu bana haklı çıkarırcasına.''

Ekşi Sözlük'teki yorumlara bakıyorsanız eleştiri/değerlendirmele rinizde,yandını z.Slayer'a ''Kuru gürültü'' demek pop/rap dinleyip Metal müziğe laf atan ergenlerin bile yapmadığı bir şey,yapmayın etmeyin ya.
#8 Quote
Posted on: 2010-07-25 18:27 Posted by:hiddensoul 0
Manowar'u sevmem. şu sebeplerle: tek düze müzikler ve "hadi savaşalım, ne biçim de erkeğiz biz" şeklindeki sözlere sahip, tek düze müzikler bayar beni. sen demişsin ya "nedir bu metallica merakınız" diye ben de insanların manowar saplantısını anlamıyorum, anlayamıyorum.
accept'i sevemedim bi türlü, bir hafta boyunca dinledim ama ı ıh. olmadı, olamadı.
ayrıca yazının geneline bakarsan rammstein ve volbeat'ten de etkilendiğimi görebilirsin.
#7 Quote
Posted on: 2010-07-25 02:54 Posted by: 0
Her ne kadar geç yorum yazıyor olsam da, Manowar ve Accept gibi grupları diğer gruplardan daha küçük görmüşsün gibi bir izlenim aldım. Nedir şu Metallica merakınız anlamıyorum gitti...
#6 Quote
Posted on: 2010-07-20 21:44 Posted by:hiddensoul 0
kardiş nasıl istanbul'un resimleri değil yahu? adam kaç kere soyundu da geldi içerden bütün t-shirleri de mi takip ettin?
rammstein düzeltmelerini kısa sürede ayarlıycaz. teşekkürler
#5 Quote
Posted on: 2010-07-10 12:33 Posted by:musetic +1
"Mal" mal yorum yapıp yayınlanacağını sananlar var, 1 değil 2 değil alayınıza giderim.
#4 Quote
Posted on: 2010-07-09 21:29 Posted by:sleptic 0
yetkin çocuğumu keserim, gerçek resim* istiyoruz akklasdjkf
#3 Quote
Posted on: 2010-07-09 20:08 Posted by: 0
ich will'de değil haifisch'te crowd surfing yapıldı rammsteinda. bir de mein herz brennt olacak. saygılar.
#2 Quote
Posted on: 2010-07-09 11:11 Posted by: 0
herşey tamam ama metallica nın resimleri istanbuldaki resimler değil.. james in giydiği siyah body si değil di bu kez.. bu kez siyah atlet tarzı yakası ve koltuk altları daha açık birşeydi.. ve saçları yeni traş olduğu için çok kısaydı bu resimler bjk inönü resimleri değil :///
#1 Quote

Add comment


Security code
Refresh

PAYLAS

Facebook MySpace Twitter Delicious Stumbleupon Google Bookmarks 

Anket

Bu Yılın Konseri Hangisi Olur?

Anket

Bu Yılın Yıldızı Kim Olur?