Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 

Stephen King'in Kara Kule serisini tamamen okuyan hemen hemen herkes bir yandan hikayenin içinde kaybolurken hem de o 7 ciltlik -ki öykü sonlanmasına rağmen Büyücü ve Cam Küre'yle Calla'nın Kurtları arasındaki zamana biraz daha fazla ışık tutan bir 8. kitabın da geleceği söyleniyor- bir okuyuşta tam hakkıyla anlanamayacağını bilerek yaşıyor o hikayenin içinde. Şahsen ben yanlışlıkla katıldığım bu serüvene(ilk kitap Silahşor'ü tek kitap zannediyorum, a aa Kara Kule de neymiş be?" demiştim, sonra da olaylar gelişti zaten, 2 kez okudum tüm seriyi) tutkuyla bağlandım ve Yüzüklerin Efendisi'yle beraber en çok takip ettiğim seri hâline geldi.

Yine seriyi okuyanlar bilir ki hikaye kronolojik değildir kitaplarda. Roland'ın hikayesinin ortasından, Siyahlı Adam'ı çölde kovalamasıyla başlar, ka-tet'i tamamlayacak olan Jack, Eddie ve Susannah'ın günümüz dünyasından kendi dünyasına çekilişiyle devam eder ilk 3 kitapta ve bu 3 kitapta o çok merak ettiğimiz Roland'ın çocukluğunu ancak 4. kitap Büyücü ve Cam Küre'de öğreniriz ve hikaye tekrar kaldığı yerden devam eder. En azından öyleymiş gibi görünür ama aslında kayıp bir zaman vardır o arada çünkü Roland zamanı durdurmuştur kendi hikayesini, çocukluğunu ka-tet'ine anlatırken. İşte sanırım(daha doğrusu söylenenlere göre) 8. kitap da bu eksikliği giderecek.

alt


Neyse efenim, kitap hakkındaki detaylar belli olsun, o zaman yine buradan konuşuruz. Şimdiki konumuz Kara Kule'nin çizgi roman serisi. Jae Lee'nin çizimleri, Richard Isanove'nin renklendirmesi ve Peter David'in, Robin Furth'un yazdığı Kara Kule: Sözcükler Dizini kitabından yararlanarak senaryosunu yazdığı ve temel olarak Kara Kule hikayesini ele alan çizgi romanın ilk kitabı Kara Kule: Silahşör'ün Doğuşu Türkiye'de Altın Kitaplar'dan satışa çıktı. Çizgi roman kitabın aksine kronolojik bir sırayla ilerliyor ve bu yönden de seriye yeni bir tat katıyor. Okuyucuyu yeni heyecanlara itiyor. Eğer siz de romarı okurken olayları, mekanları kafanızda canlandırmaya engele olamayanlardansanız, sizin hayal gücünüzün çizerlerinkiyle ve tabi ki Stephen King'inkiyle ne kadar bağdaştığını görebilirsiniz böylece.

Kitabın başlangıç noktası Roland'ın Cort'a meydan okuyorak çok erken bir şekilde Silahşor'lüğünü kazanmasıyla ama bunun ardında yatan nedenlerin bir bir açığa çıkmasıyla başlıyor ve Roland'ın Alain ve Cuthbert'le birlikte Mejis Krallığı'na olan inzivalarıyla devam ederek Mejis'teki felaketlerden sonra küreyi ele geçirerek bu krallıktan ayrılmalarına kadar geçen hikayeyi kapsıyor.

Amerika'da anladığım kadarıyla fasikül fasikül yayınlanıyor bu eser. Yani sizin bu ilk kitapta okuduğun hikaye aslında 7 fasikülün, 7 bölümün birleştirilmesi.  Ya da bir çizgi roman tekniğidir o, bilemiyorum tam. Kitabın kalitesi, baskısı çok iyi. 1-2 yerde imlâ hatası var sadece. Normal kitapta hoş karşılanabilir bu tip küçük imlâ hataları ama çizgi romanlarda biraz daha dikkat edilse daha iyi olur sanki gibime geliyor. Zaten topu topu 10 sayfalık bir konuşma çıkar zaten koca kitapta.


Kara Kule: Silahşör'ün Doğuşu'yla başlayan Kara Kule'nin çizgi roman serisi diyaloglar açısından kitaptan bağımsız. Stephen King çizgi romanın senaryo ekibini özellikle yalnız başına bırakmış ki bunu da çizerlerin  çizgi romanın sonundaki yorumlarından açıkça anlayabiliyoruz. Denetleyici biri gibi arkada olan biteni izlemiş sadece King. Bu yüzden kitabı benimseyip, Kara Kule adı altında çıkacak her şeyin onun izinden gitmesini isteyenleri biraz hayal kırıklığına uğratabilir. Ancak çizimlerin mükemmelliği, çizimlerin gerçek hikayeye uygunluğu, bu dev hikayenin ilk kez görsel olarak okuyucuya sunulması gibi sebepler çizgi roman serisini de tıpkı roman serisi gibi eşsiz kılıyor. Her ne kadar bu incelemeyi çizgi romanın çıkışından bir kaç ay sonra yapıyor olsam da çıktığını NTV'deki 3 saniyelik bir reklamda gördüğüm anki "Has..." efektim beni ciddi anlamda yataktan fırlatmıştır; o NTV'de ne seyrediyodum kim bilir artık. Ertesi gün de gittim aldım zaten, 1,5 - 2 saatte de okudum bitti.

alt


Türkiye'de çizgi romana olan ilgi aslında oldukça fazla. Yine de Yüzüklerin Efendisi, Ejderha Mızrağı gibi üçlemelerin gölgesinde kalmış Kara Kule'nin bu çizgi roman serisini çıkarmakta tereddüt etmeyen ve bu cesaretleri de okuyucu tarafından bir ay için de 2 baskıyla ödüllendirilen Altın Kitaplar'ı tebrik etmek lazım. Her ne kadar tanıtımın daha çok kanalda yayınlanabilmesi daha iyi olcaksa da yine de o 3 saniyelik reklam bile eminim bir çok eve girdi. O yüzden Altın Kitaplar çok iyi bir işe imza atmış. Böylece Kara Kule roman serisine bu çizgi roman serisini de ekleyerek müthiş bir kataloğa sahip oldular. Fiyatının uygunluğu yüzünden de ayrıca alkışı hak ediyorlar. Can Yayınlar'dan çıksa 40-50 TL'ye alırdık artık...

Bilmeyenler için söylemekte yarar var. Çizgi roman serisinin 2. kitabı Kara Kule: Eve Giden Yol da Temmuz ayı itibariyle piyasada. Siz de Roland'ın ka-tet'inden biriyseniz, mutlaka edinin. İncelemesi de yakında gelecek tabi.

Add comment


Security code
Refresh

PAYLAS

Facebook MySpace Twitter Delicious Stumbleupon Google Bookmarks 

Anket

Bu Yılın Konseri Hangisi Olur?

Anket

Bu Yılın Yıldızı Kim Olur?