Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 24
ZayıfEn iyi 

alt

Bu adamlardan nefret ediyorum, evet. Bu cümleyle baÅŸlamak istiyorum Nodebased röportajına. İnanılmaz iÅŸler yaptılar bu zamana kadar ve ÅŸahit olduÄŸum kadarından nefret ediyorum. İlk olarak Ghetto’da M-nus  Label ekibiyle izlediÄŸim Nodebased’i adım adım takip ederim. Kıskanılası bir baÅŸarıya sahipler. Kısaca İstanbul’dan Emir Alp ve Barış Koç, İzmir’den Ahmet Said Kaplan ve UÄŸur Engin Deniz(O.U.T Project), CERN'den Yetkin Yılmaz  Nodebased Kolektifi altında ortak projelerini, yeni teknolojileri kullanarak harekete geçiriyorlar

           Gülçin: Teker teker tanıyalım sizleri, böylelikle röportajın başında kolektifte kimin ne iÅŸ yaptığı hakkında bir önbilgiye sahip olalım.

Emir Alp: Ben BahçeÅŸehir üniversitesi - görsel iletiÅŸimden bu sene mezun oluyorum, genelde hareketli videolar ve animasyon, 3d animasyon üzerine eÄŸitim aldım okuldan. Bize verilen eÄŸitimin kapsamadığı alanlar olan müzik ve interaktif tasarım üzerine ilerledim. Bitirme projem bunlar üzerine olacak. Bunların dışında okuldan seçilen iÅŸlerle yapılmış olan 3 sergiye dâhil oldum. Okuldan ayrı olarak ise Grafist’te 2 sene üst üste çalışmalarım yayınlandı.

Barış Koç: Uzun zamandır müzikle ve programlamayla uÄŸraşıyorum. Bilkent’te öÄŸrenciyken part-time olarak bir oyun firmasında programcı ve ses mühendisi olarak çalıştım, bitirme tezim için  müzikten gelen verileri görsel olarak animasyona yansıtan bir program yazmıştım. Åžu an bütün zamanımı interaktif audio-visual iÅŸlere ve yakında çıkacak olan albümümü sonlandırmak için harcıyorum.

Ahmet Said Kaplan: 2005 yılından itibaren büyük bir hata yaparak Dokuz Eylül resim öÄŸretmenliÄŸi bölümüne girdim. Lise zamanında merak saldığım görsel tasarım ve müzik uÄŸraÅŸlarına hala devam etmekteyim. Projelerle yoÄŸun olarak uÄŸraÅŸmaktan, okulu bu sene de bitiremeyip İzmir’de yaÅŸamaya kendimi mahkûm etmiÅŸ bulunuyorum...

Engin Deniz:  Ben tam bir profesyonel öÄŸrencilik hayati geçirdim,  fiziÄŸi çift dikisin tam manasını vererek bitirdim. Aslında Yetkin olmasa bitirmeye niyetim yoktu ama... o süreçte her alana bulaÅŸtım. Uzun seneler çizgiroman projeleri batırdım, metin yazarlığı yapıyordum o dönem. Sonra Gisam'da Thomas Balkenhol ve Ulus Baker'den aldığım sinema dersleri beni sinemaya yönlendirdi. Okulu bitirip İzmir’e geldikten sonra kel alaka iÅŸlerde çalıştım... Ahmet'le çalışmaya baÅŸlamak hayatımın rayını deÄŸiÅŸtirdi. Hikâyenin devamını biliyorsunuz

FAIRMONT - Nodebased @Babylon (26.02.2010) from NODEBASED on Vimeo.

 

           Gülçin: Görev dağılımını alalım biz en iyisi, grubun iÅŸleyiÅŸini daha kolay çözmüÅŸ oluruz.

Ahmet Said Kaplan: Aslında herkes çok yönlü burada, herkesin birden çok uÄŸraşı var çeÅŸitli alanlarda.

Engin Deniz: Ben grubun cambaz ve kameramanı olarak görüyorum kendimi.

Emir Alp: Yani aslında her ÅŸeyi birlikte oluÅŸturuyoruz. Birbirimize projeye baÄŸlı olarak görev dağılımı yapıp herkesin her alanda sözü olmasına dikkat ediyoruz.  Programlama kısmını mesela aslında görsel kısımda olan Ahmet’le ben baÅŸlatıp, programın final halini Barış’la Yetkin programlıyor. Hepimiz karar verip o anda oluÅŸturuyoruz ve son düzenlemeleri müzikle ilgilenenlerimiz yapıyor.

Engin Deniz: Tasarım aÅŸamasında hepimizin fikirleri bir potada eriyor zaten. Müzik kısmında Ahmet ve Emir’in hükümranlığı söz konusu ve hepimiz bu durumdan memnunuz

     Gülçin: Birbirinizi nasıl buldunuz ve bu kolektifin oluÅŸum süreci nedir? (klasik sorum)

 Emir: Biz ilk olarak Ahmet’le bir müzik yarışmasında tanıştık. İkimizde yarışmacıydık ve birbirimizin müziklerinden etkilenip mesajlaÅŸmaya baÅŸladık birlikte remix vs. yapabilirmiyiz diye, daha sonra muhabbetimiz devam etti ve bir remix yaptık.

Engin Deniz: Ben Ahmet'le bir belediye otobüsünde tanıştım. Kulaklıklarımdan patlayan Flashbulb merakını celbetmis. Kendimizi kısa bir sure aynı reklam ajansında çalışırken bulduk. Emir'le tanışmak farzmış zaten. O dönem Ahmet'le ayni tarz müzik yaptıklarını fark ettik. Geçen sene de hemen hemen ayni kısa filmi çekmiÅŸiz. Bu kadar ayni kanallardan akarken İstanbul ve İzmir cephesi olarak canlı görselle ilgilenmeye baÅŸlamamız ilk yüz yüze görüÅŸmeyi tetikledi. Sonra kendimizi ortak projelerde çalışırken bulduk.  Yetkin'le de  internetin ilk yıllarında icq arkadaÅŸlığı kurduk. Benim ODTÜ fizikteki beÅŸinci senemde, birden tekrar karsıma çıktı. Sonra bölümü bitirmeme vesile oldu. Ben de son 2 senede oluÅŸan canlı görsel ilgimizi Cern'de kendini programcılıkta geliÅŸtiren Yetkin'e bulaÅŸtırdım. Åžu anda gruba konvansiyonel kod desteÄŸi* veriyor.

Yetkin Yılmaz: Ben Emir'i ilk vimeo'da gördüÄŸümde Engin'e dedim ki,  -ya böyle bir adam var, hem bizim ilgilendiÄŸimiz ÅŸeyleri yapıyor, hem de bir kısası konsept olarak sizin kısa filme çok benziyor-. Åžaşırmıştım.

BariÅŸ Koç: Biz Emir'le çocukken top oynuyorduk sonra seneler girdi araya tekrar rastlaÅŸtık, ilgilendiÄŸimiz ÅŸeyler cuk oturdu. Beraber müzik yapalım, takılalım derken bir anda müziÄŸi bırakıp interaktif iÅŸlerle uÄŸraÅŸmaya baÅŸladık. Engin'le Ahmet’i de ilk ortak event için İstanbul’a geldiklerinde tanıdım.

    Gülçin: Daha önce çalıştığınız projeler ve deneyim açısından en önemlisi?

Ahmet Said Kaplan:  Kalabalığa hitap etmek ve en keyif veren iÅŸ ‘’M-nus’’ ekibiyle çalışma ÅŸansıydı.  !f İstanbul’un açılış partisinde Magda ve Heartthrob'la çalışmıştık. Ali Demirel’e de saygılar buradan.  Ayrıca Babylon Lounge‘da -Melting Pot 1 ve 2- ki bu da interaktif bir dans enstalasyonuydu, katılımcıları yaptığımız müziÄŸe ve görsele birebir dahil ettik,  gelenlere hem vj’lik yapma, hem de müziÄŸe etki etme deneyimini yaÅŸatmaya çalıştık. Fairmont performansı da,  Melting Pot 1’e hazırlanırken bir anda geliÅŸti. İngiliz sanatçı müziÄŸini yaparken bize de görselini oluÅŸturmak düÅŸtü o gece, eÄŸlenceli, zevkli bir iÅŸ oldu bizim açımızdan.

İzmir Boombox'ta Mapping;  İzmir’deki bu mekan bir iç tasarım deÄŸiÅŸikliÄŸine gitmek istiyordu, onlara farklı bir görsel kurulumu yapmayı önerdik ve hızlı, yoÄŸun bir çalışma haftasından sonra mekandaki pencereler, camlar ve duvar dokularını projeksiyon yansıtmasıyla canlandırdık, renklendirip hayat verdirdik.

    Gülçin: Sizi izlemeye gelenlere neler sunuyorsunuz?

Emir Alp: Aslında biz teknolojilerimizi tanıtıyorduk ÅŸu aÅŸamaya kadar ve bunların videolarını evimizde çekmek yerine Babylon gibi güzel bir mekânda çekmeyi tercih ettik portfolyomuz için, ÅŸimdi ikinci aÅŸamamıza geçtik ve bu teknolojileri insanlara sunma yollarında neler katabiliriz onları araÅŸtırıyoruz. Bu bir ücretli ÅŸov olabilir veya konsept bir parti olabilir.

    Gülçin: Ä°leride neler izleyeceÄŸimize ve sizi nerelerde göreceÄŸimize dair bir ipucu verir misiniz?

Engin Deniz: Galiba yapabileceÄŸimizin en iyisi elimizdeki bu araç gereç takımını bir kanaldan geliÅŸim için gerekli olan maddiyata çevirip, diÄŸer taraftan asıl zevk aldığımız kiÅŸisel ÅŸovları yapmak.

Emir Alp:  Decode ediyorum cümleyi bir sn. (bu adam tehlikeli mesela :) )

Yetkin Yilmaz: Åžöyle tercüme edebilir miyiz: materyal elde edebilmek için para getirecek isler yapıp, bunu elde edebildikten sonra kendi zevkini daha iyi yansıtacak iÅŸler yapmak.

   Gülçin:  Bu soruyu özellikle koymak istiyorum ki röportajın son sorusunun olmamasının nedenini hep birlikte görelim isterim. Yakın zamandaki projeler ve grubu nerelerde izleyebileceÄŸiz demiÅŸtim oysa ki. Ve…

Ahmet Said Kaplan:  Engin’le ben yazlık mekânlara kayıyoruz gibi.

Emir Alp: Ben de işte bu sene bir Kaş yaparım :), ordan Bodrum falan

Barış Koç: Ben de Anadoludayım :).

Engin Deniz: Ben Kapadokya’ya gidicem arkadaşın düÄŸününe temmuzda.

Yetkin Yılmaz: Ben de Cenevre’ye beklerim.

Ahmet Said Kaplan: 2 dj’le birlikte oluÅŸturduÄŸumuz bir sahne projesi var en yakında gözüken.

Bitse iyi olur burada, gelsin linkler:

http://www.nodebased.com

http://vimeo.com/nodebased

Melting Pot (Interactive Dance Installation) @Babylon Lounge (01.03.2010) from NODEBASED on Vimeo.

PAYLAS

Facebook MySpace Twitter Delicious Stumbleupon Google Bookmarks 

Anket

Bu Yılın Konseri Hangisi Olur?

Anket

Bu Yılın Yıldızı Kim Olur?